Düğün sezonu başlamıştır. Herkese hayırlı olsun.
Şurada haziran ayına ne kaldı. Haziran ayi geldi mi düğün sezonu başladı demektir. Kış aylarında söz, nişan gibi formaliteler bitirilir ve yaz için düğün günü kararlaştırılır. Düğün tarihi gelip çattığında da son ve en elzem formalite de yerine getilir ve yeni bir yuva kurulmuş olur.
Kışın düğün olmaz mı? Olur. Hatta yerde bir karış kar varken düğüne gitmişliğim bile vardir.
Neyse. Yeni evliler mutluluklarini yaşaya dursunlar, geride kalan anne babalar ve hısım akrabalar soru işaretleriyle başbaşa kalırlar.
Ne de olsa (kaç tane kızları olursa olsun) biricik kizlari el evine gitmiştir ya da elin kızı evimize gelmiştir.
Yıllar once televizyonda köy düğününde ablası evlenen çoçuğa soruyorlar: Niye ağlıyorsun diye.
Çocuk cevaplıyor: Ablam gidiyor. ühüüüüü.
Muhabir soruyor: Kime gidiyor ablan?
Çocuk iki gözü iki çeşme cevapliyor: Eniştemeeee.
İşte anneler babalar, evlenecek yakını olanlar. Mesele bu kadar basittir.
Bugün hakkında endişeye kapıldığınız kişiler, kısa bir süre sonra enişte, yenge, kızım, oğlum olup hısım akraba olarak karşınıza çıkacaktır. Hal böyleyken gidenlerin peşinden göz yaşları dökmek beyhudedir.
YERI GELMİŞKEN NOT:
Son dönemde düğün dernek işleri Restoranların eline geçti.
Herkesi yasalara uymaya çağırıyorum.
Düğün dediğin düğün salonunda yapılır!
