Alışveriş çılgınlığını tetiklemek adına ürün yelpazelerini sürekli genişletmeye çalışan, böylelikle pazar paylarını büyütmek için mantık ilkelerini bile satılığa çıkaran şirketler, nevrozik yaratıklara dönüşmüş tüketicileri boş bırakmıyor.
Madde ötesiyle bağlarını zayıflatmış bireylerin ruhsal boşluklarından sızan ceraahaatleri ziftli pamuklarla pansuman etmeyi para kazanmanın birinci kuralı olarak kabul eden şirketler kendilerini yaralı parmağa işeyen bir iyilikseverden daha üstün gösterme çabasındalar.
Eminönü'nde Rüstempaşa camisinin labirenti andıran girişinde -muhtemelen- çalıntı eşyaların, özellikle ayakkabıların okutulduğu sokakta sıfır kilometre "Tesviye Makinaları Ayyakabıcılık"ın 2007-08 kış sezonu ayakkabısını okutmaya kalkan birisine alıcı kaç para teklif eder?
10 mu 20 mi 30 mu?
İrrasyonel bir çağda rasyonel düşünüyorum diye geçinenlerin retro bir hava kattığı gerekçesiyle yarı işlenmiş deriden mamul bu ayakkabıya hakkettiğini verecek akılda insanlar mutlaka bulunacaktır.
Karamsar olmayalım. 109 YTL karşılığında aldığı yeni ayyakabılarının vakit namazını kılmak için gittiği camide selam verene kadar çoktan yürümesi endişesine karşın bu ayyakabılar müsekkin vazifesi bile görebilir :)
Memduh Mansur
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder